Y kuşağı iş dünyasına yön veriyor

İş dünyasının yeni yıldızları olarak parlayan milenyum kuşağı, iş yerlerindeki etkileri ve önemleri bakımından giderek daha fazla tanınıyor. 1980’lerin sonları ile 2000’lerin başları arasında doğan bu kuşak, teknolojiye hakimiyetleri, yaratıcılıkları ve iş birliği yetenekleriyle iş dünyasında büyük bir fark yaratıyor.

Bu kuşağın çoğu artık 30’lu yaşlarının ortalarında ve liderlik pozisyonlarına yükseliyor. Ancak yapılan araştırmalar, bu geçişin bazı zorluklarla dolu olduğunu gösteriyor: Y kuşağı yöneticileri, önceki Boomer jenerasyonuna göre iş değiştirme isteğini iki kat daha fazla gösteriyorlar.

Genç profesyoneller işlerinde anlam arayışı içerisindeler ve liderlerden kişisel düzeyde bağlantılar kurmalarını bekliyorlar. Ayrıca, Y kuşağı iş yerlerinin marka imajlarına büyük önem veriyorlar, işverenlerin bu imajı oluşturmak ve sürdürmek için çaba göstermelerini bekliyorlar. Araştırmalar, işverenlerin marka imajına odaklanan Y kuşağı çalışanlarının, şirketleriyle uzun vadeli bir gelecek planlamak isteme olasılığının 19 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

“Gidilecek çok yol var”

Bu durum işverenlerin sadece yeni yetenekleri çekmekle kalmayıp aynı zamanda mevcut çalışanları elde tutmalarının da ne kadar kritik olduğunu vurguluyor. Great Place To Work tarafından yayınlanan milenyum kuşağı raporu, işyerlerinde genç kuşağın algılarını, beklentilerini ve bağlılıklarını gözler önüne seriyor. İşyerindeki deneyime odaklanan Trust Index anketi verilerinin analizi ile hazırlanan Best Workplaces for Millennials 2023 Raporu, organizasyonların sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeleri için milenyum kuşağı çalışanlarının kilit rol oynadığını gösteriyor.

Dünya genelinde ekonomik toparlanma ve olumlu gelişmeler gözlenirken Türkiye ve bölgesinde hala gidilecek çok yol olduğunu belirten Great Place To Work Türkiye CEO’su Eyüp Toprak, bu zorlukların özellikle liderleri ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye çalışan organizasyonları zorladığını belirtiyor. Toprak ayrıca, genç kuşağın beklentilerinin karşılanmasının aynı zamanda diğer jenerasyonları da olumlu etkilediğini söylüyor.

Araştırmada öne çıkan en çarpıcı sonuçlardan biri, genç kuşak çalışanların yüzde 67’sinin liderlerinin eylemleri ile sözlerinin örtüşmediğine inanmaları. Toprak, bu durumun milenyum kuşağının liderlere olan güven eksikliğiyle ilgili olduğunu ifade ediyor. Kendilerinden önceki nesillerden farklı olarak yenilikçi ve gelenekleri değiştiren bireyler olduğunu vurguluyor. Bu nedenle, liderlerin ve üst düzey yöneticilerin bu değişime ayak uydurması gerektiğini söylüyor.

“Güven ve özgürlük önemli”

Araştırma sonuçlarına göre, milenyum kuşağının iş yerindeki kararlara dahil olmaları durumunda işlerinde daha iyi performans gösterme olasılıkları 4 ila 64 kat daha fazla. İşyeri kararlarına katılım, bu kuşak için maddi haklardan daha önemli. Toprak, “Milenyum kuşağı çalışanları, iş yerinde kendilerini ilgili ve bağlı hissetmeleri durumunda daha üretken oluyorlar ve şirketlerini arkadaşlarına harika bir iş yeri olarak öneriyorlar” diyor.

Araştırmaya katılan milenyum gençliğinin yüzde 56.6’sının şirket kültürü içinde ‘güven ve özgürlük’ kavramlarına büyük bir önem verdiğini belirten Youthall CEO’su Emre Aykan, bu kavramı sağlıklı iş ortamı, etkili iletişim, kişisel gelişim fırsatları, adil davranış, değer verme, iş-yaşam denge, yönetici takdiri ve sözlerin tutulması gibi taleplerin takip ettiğini söylüyor. Milenyum gençliği için iş, sadece bir görev olmanın ötesinde kişisel tatmin, başarı hissi, toplumsal katkı ve kişisel gelişimle de ilişkilendiriliyor.

Y kuşağının harika iş yeri tanımı

Fırsat ve gelişim: Statik bir işte uzun süre çalışmayı değil, sürekli öğrenmeyi ve gelişmeyi tercih ediyor. İş yerlerinin bu beklentiyi karşılaması için fırsatlar sunması önemli. Şirket içi eğitim programları, mentorluk imkanları ve projelerde daha fazla sorumluluk alma şansları, Y kuşağı için iş yerini cazip kılabilir.

Esneklik ve denge: İş ve özel hayat arasındaki denge büyük bir öncelik taşıyor. Sabit çalışma saatlerine bağlı kalmak yerine esnek çalışma saatleri veya uzaktan çalışma imkanları, bu dengeyi kurmalarına yardımcı olabilir.

Değerlendirme ve geri bildirim: Yıllık performans değerlendirmeleri yerine, daha sık ve anlık geri bildirimlerle daha iyi çalışabiliyorlar. İş yerlerinin açık iletişim ve şeffaflık kültürünü benimsemeleri, Y kuşağının motivasyonunu artırabilir ve iş yerinde daha iyi sonuçlar elde etmelerine yardımcı olabilir.

Kültür ve değerler: Bu kuşak sadece maddi kazançlara odaklanmıyor; aynı zamanda şirketin toplumsal sorumluluklarını ve sürdürülebilirlik çabalarını da dikkate alıyor. İş yerlerinin bu değerlere saygı göstermesi, Y kuşağının iş yerine daha bağlı hissetmesini ve şirketin bir parçası olarak gurur duymasını sağlayabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x