11 Mart 2026
Bu koltuğa oturanların beyni farklı çalışmaya başlıyor

Bu koltuğa oturanların beyni farklı çalışmaya başlıyor

Levent Öztürk 30 Ocak 2026 16:05

İçerik görseli
Levent Öztürk 30 Ocak 2026 16:05

Günün stresinden kurtulmak için sadece bir koltuğa oturup anında zihinsel rahatlamayı hayal edin. Bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi görünen bu vaat, Essex Üniversitesi’ndeki araştırmacılar ve İngiliz mobilya üreticisi DavidHugh Ltd. tarafından geliştirilen “Aiora” adlı koltukla gerçeğe dönüşüyor.

Olağanüstü bir mobilya olan bu fütüristik koltuk, “saf düzlemsel hareket mekaniği” prensibini kullanarak kişiye yerçekimsiz bir ortamda süzülüyormuş hissi verir. Tasarımcılar, koltukta oturmanın etkisini, bir tuzlu su dolu duyusal yoksunluk tankında asılı kalmaya benzetiyor.

2018’den beri psikologlar, bu eşsiz cihazın beyin dalgaları üzerindeki etkilerini araştırıyor. Beyin Bilimi Merkezi’nden Dr. Nick Cooper tarafından yürütülen çalışmalar, sonuçların oldukça ilginç olduğunu ortaya koyuyor. Dr. Cooper, koltuğa oturan kişilerin beyinlerinde, yıllardır Budist meditasyonu yapan profesyonellerin beyin aktivitelerini gözlemlediklerini belirtiyor. En dikkat çekici olanı, daha önce hiç meditasyon deneyimi olmayanların bile bu koltuğa oturduktan sadece 5-10 dakika sonra benzer bir zihinsel duruma geçmesidir. Ancak, bu rahatlamanın bedeli biraz yüksektir, çünkü koltuğun fiyatı 5.700 sterlinden başlıyor ve özelliklerine göre 10.000 sterline kadar çıkabiliyor.

Zihni sakinleştiren yerçekimsiz deneyim

Aiora’nın çalışma prensibi, kişinin oturduğu sırada yerçekimi hissini ve sürtünmeyi en aza indirme ilkesine dayanır. Başlık, kollar, sırtlık ve oturma yeri gibi her parça kendi yatay yolu üzerinde hareket eder. Geleneksel bir salıncak koltuğunun aksine, yerçekimiyle ivmelenmeyen bu sistem o kadar hassastır ki, tasarımcısı Dr. David Wickett kişinin sadece nefes alıp vermesinin bile tüm vücudu yukarı kaldırabileceğini söylüyor. Pürüzsüz rulmanlar sayesinde vücudun en doğal hareketlerini bile takip eden bu koltuk, ağırlığı tek bir noktada toplamayarak kişiye oturduğunu unutturup havada asılı kaldığı hissini yaşatır.

Araştırmacılar, bu deneyimin sadece konforla sınırlı olmadığını, beynin çalışma şeklini ölçülebilir düzeyde değiştirdiğini belirtiyor. Koltukta geçirilen süre arttıkça, beynin kontrol mekanizmalarıyla ilişkili ön bölgelerinde “yavaş dalga” aktivitesinin arttığı gözlemlenmiştir. Özellikle yoğun dikkat gerektiren anlarda ortaya çıkan “frontal orta hat teta” dalgalarının, uzman meditatörlerle benzerlik gösterdiği, ekibi heyecanlandırdı. Dr. Cooper, bu durumun, beynin dışarıdan gelen duyusal verileri büyük ölçüde kesmesinden kaynaklandığını ve böylece tamamen içsel bir odaklanmaya yol açtığını düşünüyor.

Henüz tüm sürecin tam olarak açıklığa kavuşmadığı bir gerçek olsa da, Aiora koltuğu, karanlık ve sessiz su tanklarının sağladığı derin gevşemeyi oturma odasının konforuna taşıyan bir mucize olmaya devam ediyor.